in

Coğrafya Akademisyenleri Coğrafyacılar İçin Ne Kadar Çalışıyor?

Türkiye’nin coğrafya akademisyenleri ne yazıkki yeterli ölçü ve ölçütte çalışmıyor ya da çalışamıyor. Peki nedenleri neler?

Türkiye’de coğrafyacı akademisyenlerin çok çeşitli sorunları ve hataları bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını derledik. Umarız faydası olur. Not: Burada tüm coğrafyacı akademisyenler bir tutulmamış olup her coğrafyacı akademisyenin kendinde olanı görmesi temennisi ile yazıyoruz.

  • Türkiye’deki coğrafyacı akademisyenlerin yeterli bilgi, beceri ve yetenek düzeyine sahip olmadıkları ve imkan dahilinde olanlar için de kendi gelişimleri için çalışmadıkları görülmektedir.
  • Türkiye’de coğrafyacı akademisyenlerin yüksek lisans, doktora öğrencileri alımı yaparken daha çok kendilerini uğraştırmayacak, kendi ayak işlerini yaptırabilecekleri  -mümkünse çay kahve servisi yapan ya da akademisyenler yerine ders sınavlarına gözetmenlik yapacak – kişiler olması gizli talep olmaktadır.
  • Yüksek lisans öğrencisi alımında öğrenciler içerisinde mümkünse üniversiteye en az gelebilecek kişiler seçilmesine özen gösteren coğrafyacı akademisyenler mevcuttur.
  • Bazı üniversitelerdeki coğrafyacı akademisyenler, yüksek lisans ve doktora öğrencisi alımlarında bilimsel (!) yazılı sınavlar ve mülakatlardan önce alınacak yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin bir hafta on gün kadar önce gelip kendileriyle alımlarla ilgili görüşmelerini rahatlıkla kabul edebilmektedir.
  • Türkiye’deki coğrafya akademisyenleri, maddi kazancı bilimsel kazançtan önce görmektedir. Örneğin, bir üniversitedeki iki akademisyen basit yapılan arazi araştırmasını da içeren proje için 9000 TL kadar bir ödenek için diğer akademisyen arkadaşıyla rahatlıkla arasını bozabilmektedir. Burada ödeneği hak etme durumu tartışılabilir ama önemli olan 500 TL masraflı projeyi 9000 TL gösterip bu ödeneği paylaşamayan coğrafyacı akademisyenlerin olmasıdır. Bu açgözlü yaklaşıma istisna olan coğrafyacı akademisyenler de mevcuttur.
  • Coğrafyacı akademisyenlerin -akademik makaleleri dışında- mezun öğrencileriyle mezuniyet sonrası takipte olmadıkları ve izleme yapmamaları da olumsuz bir durumdur. Zira üniversite tercihlerinde kendilerine bölümlerini ve hocalarını (akademisyenlerini) soran üniversite öğrencisi adaylarına daha çok “o üniversiteye gitmemelerini” telkin ettikleri görülmektedir.
  • Coğrafyacı akademisyenlerin en önemli sorunlarından birisi de çoğunlukla alıntı deposu denilebilecek makaleler yazarak hızlıca akademik unvan geliştirmeye çabaladıkları da görülür. Bazı akademisyenlerin bilimsel dedikleri makale ve çalışmalarında neredeyse üç haneli sayılarda alıntı kaynağı verildiği görülür.
  • Coğrafyacı akademisyenlerin en önemli sorunlarından birisi de ulusal ve bölgesel ekonomik ve siyasi konjonktürde coğrafya mezunlarının “coğrafyacı” sıfatıyla bir meslek  olarak tanınmasına destek olmamasıdır. Aslında bu bile coğrafyaya ilgiyi azaltmaktadır.
  • Coğrafyacı akademisyenlerin Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK ve ÖSYM ile kendi maddi kazançları dışında ortak çalışmaya pek fazla katılım göstermemesi nedeniyle coğrafya bölümünün can çekiştiği de ifade edilebilir.
  • Coğrafyacı akademisyenlerin günün sosyal ve teknolojik gelişimine ayak uydurmak yerine ayak dirediği de söylenebilir. Bazı coğrafya bölümü öğretim elemanlarının halen kağıtla coğrafi şekilleri anlatmaya (örneğin, antiklinal ve senklinali kağıdın bükülmesiyle göstermek gibi) çalıştığı görülmektedir. Bu konuda en iyi çözüm coğrafya bölümü (öğretmenlik dahil) mezunu olmayanların öğretim elemanı olarak çalışması engellenmelidir.
  • ABD’de coğrafya mezunlarının 100’den fazla çalışma alanı varken Türkiye’de öğretmenlik dışında bir alanda doğrudan kendilerine iş bulamadığı gerçeğini en iyi gösterebilecek olanlar yine coğrafyacı akademisyenlerdir. Bu konuda da yeterli ilgi ve desteğin çoğunlukla gelmediği görülmektedir.
  • Türkiye’deki coğrafyacı akademisyenler, akademik başarıyı yeni bilgiler üretmekten çok içi boş yayınlarla doldurduğu da görülmektedir. İşin daha da kötü tarafı bu akademisyenler yazdıkları bu yayınları, makaleleri ve çalışmaları kendi ders verdiği öğrencilerinin de önemsemesi için yazılı sınavlarda gizil olarak sorabilmektedir. Örneğin, bir Akdeniz ilindeki yaz tatilinde dondurma yenmesi ile hırsızlık arasındaki bağıntıyı inceleyen bilimadamları bunun özel bir çalışma olduğunu unutup derslerinin esas konusuymuş gibi davranabilmektedir.
  • Bu tip eleştirel durumlar ve sorunlar çoğaltılabilir.

Siz değerli okuyucularımızdan ricamız yorum yazarak katkıda bulunmanızdır. Şimdiden teşekkürler…

Bir Cevap Yazın

Coğrafya hayata yön verir.

Puan verir misin?

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

9. Sınıf – Yerel Saat ve Zaman Hesaplama Sunusu

Tıp Okuyanların Coğrafya Bilmesi Gerekli. Neden mi?