Coğrafya Hocam

etkin 6 gün 6 saat önce
etkin 6 gün 6 saat önce

Türkiye’nin İklimini Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Ülkemizin iklimini etkileyen faktörler şunlardır:

  • Matematik konum
  • Hava kütleleri
  • Basınç merkezleri
  • Çevresindeki büyük kara kütleleri
  • Yer şekilleri
  • Denize göre konum
  • Rüzgarlar
  • Bakı

1. Matematik konum (Enlem faktörü)

  • Türkiye 36 – 42 ° Kuzey paralelleri arasındadır. Bu özelliği ile orta kuşakta yer alır.
  • Türkiye’nin orta kuşakta yer almasına bağlı olarak dört mevsim belirgin olarak görülür ve eğimli araziler dışında Güneş ışınlarının dik açılarla geldiği yer yoktur.
  • Türkiye Akdeniz iklim kuşağında yer alır.

  • Türkiye ılıman iklim kuşağında bulunur.

  • Türkiye, Kuzey Yarım Küre’de yer almaktadır. Bu nedenle güneyden kuzeye doğru sıcaklık genel olarak azalır.

  • Türkiye’de kuzeyden esen rüzgarlar sıcaklığı düşürürken, güneyden esen rüzgarlar sıcaklığı yükseltmektedir.

  • Türkiye’de dağların güneye bakan yamaçlarının daha sıcak olması (bakı yönü)

  • 21 Aralık’ta kış mevsiminin ve 21 Haziran’da yaz mevsiminin başlaması Türkiye’nin bulunduğu matematik konumla ilgilidir.

2. Özel konum

  • Çevresinde Yer Alan Denizlerin Etkisi: Kıyı ile iç kesimler arasında iklim farkına neden olur.

  • Çevresindeki Kara Kütlelerinin Etkisi: Türkiye’nin çevresinde çok soğuk kara kütleleri (Sibirya, Balkanlar, Doğu Avrupa) ile çok sıcak karalar (Ortadoğu, Arabistan, Afrika) yer alır.
  • Yer Şekillerinin Etkisi: Türkiye’de yer şekilleri çeşitlilik gösterir. Bu da iklim çeşidini artırmıştır.
  • Yükseltinin Etkisi: Türkiye’de yükselti batıdan doğuya doğru artar. Bu nedenle sıcaklık batıdan doğuya doğru azalır.

  • Çevresindeki Basınç Merkezlerinin Etkisi: Kuzey sektörlü gelen basınç sistemleri ülkemizde sıcaklığı düşürücü etki yaparken güney sektörlü gelen basınç sistemleri sıcaklığı artırıcı etki yapar.

  • Dağların Uzanışı: Hava kütlelerinin etki alanını belirler.

  • Karasallık: Kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe karasallık ve sıcaklık farkı artar.

 

Başlıktaki harita Ramazan Saygılı'ya aittir.


Dünyanın En Büyük Volkan Kalıntısı!


Avustralya açıklarında güney Pasifik’te öylece tek başına duruyor. Adına "Ball’s Pyramid" diyorlar. Bu ıssız kayalık 562 metre yüksekliğinde. Ball Pyramid dünyanın deniz üstündeki en uzun kayalıkları.
7 milyon yıl önce yaşanan volkanik bir patlamanın ardından oluştuğu belirtiliyor. Balls's Pyramid dünyanın en büyük volkan kalıntısı yığını. Yüzbaşı Henry Ball tarafından 1788 yılında keşfedildi ve ilk tırmanışı ise 1965 yılında gerçekleşti.

Daha sonraları 1982 yıllarında adacığa tırmanış yasaklandıktan sonraları ise giriş de aynı şekilde yasaklandı.

Birkaç yıl önce bu kayaya tırmanan iki dağcı, bir gece, denizden 70 metre kadar yüksekte bir çalının altında uzun süredir kayıp bir sırrı buldular. Bu kayıp sırlar oraya nasıl geldi kimse bilmiyor. Ama hikayeleri kuşaklar boyunca anlatılacak bir masal gibi…

Bu kayalığın 13 mil uzağında daha büyükçe bir ada var: Lord Howe Island. Bu adada nerdeyse bir insan eli büyüklüğünde meşhur bir böcek türü vardı bir zamanlar. Avrupalılar bu böceğe ağaç istakozu adını vermişti. 12 santim uzunluğundaki bu hayvanlar dünyanın en ağır böcekleriydi. Yerel balıkçılar bu böcekleri ağ ve oltalarına yem olarak takıyordu.
Derken 1918'de günlerden bir gün S.S. Makambo adındaki bir İngiliz gemisi adada karaya oturdu. Bir yolcu boğuldu geri kalanı adaya tahliye edildi. Makambo'nun yeniden tamiri ve ayrılması 9 gün sürdü. Ancak bu sırada gemiden bazı kara sıçanlar adaya sızmayı başardı. Çok geçmeden de lezzetli bir yiyecekler tanıştılar.

Meşhur 6 ayaklı dev böceklerimiz. 2 yıl sonra ada kara sıçan doluydu ve böceklerin nesli 1920'de tamamen tükendi. Tam 90 yıl boyunca da bir daha gören olmadı. 1960 yılında da soyunun tükendiği resmen ilan edildi. Ancak bazı dağcılar yıllarca Ball's Pyramid'in de bu böceklerden gördüklerini iddia ettiyse de yıllarca dedikodu olarak kaldı. Çünkü bu böcekler 'nocturnal' yani 'geceleri ortaya çıkan canlılar' olduğu için kimse gecenin bir karanlığında bu kayalıkta böcek aramak istemiyordu. 2001 yılında Avustralyalı bilim adamları David Priddel ve Nicholas Carlile bu sırrı çözmeye karar verdiler.

Kayalığa tırmandılar. Birkaç çekirge dışında birşey bulamadılar. Vaz geçip geri inerlerken sudan 70 metre kadar yükselikte küçük bir çalının altında taze böcek gübresi olduğunu farkettiler. Bu gübre kime aitti? Bunun öğrenmenin tek yolu gece olunca yeniden gelmekti. Nick Carlile ve mahalli güvenlikçi Dean Hiscox gece karanlığında kayaya tırmanmayı kabul ettiler. Ve çalının etrafında iki siyah dev böcekle yüzyüze geldiler. 90 yıl sonra insan ile bu böcek türünün ilk karşılaşmasıydı. Nesli tükendiği düşünülen hayvan türü henüz gezegenimizden tamamen ayrılmış değildi. Çalılığın etrafını kolaçacan ettiklerinde nüfus 24'e çıktı.

Okyanusun ortasındaki bu kayalığa nasıl geldiler?

Bu böcekler okyanusun ortasında kendilerine mülteci kampı olan bu kayalığa nasıl geldi? Kimse bilmiyor. Bir kuş kanadında gelmiş olabilirler. Bir balıkçının ağından kurtulup da gelmiş olabilirler. Bilimadamlarının ilk düşündüğü zaten, birkaçını hemen korumaya alıp yeniden üremelerini sağlamak oldu.

Avustralya hükümeti, böceklerin adadan alınmasına sıcak bakmadı. 2 yıl boyunca kurulan komisyonlar bilimadamları gurpları araştırma raporları sonunda 4 böceğin kayalıktan alınmasına izin çıktı. 2 çift böcek alınıp dönüldü. Plan, bir çift böceği, kara böcekleri konusunda uzman bir Avustralyalıya verip Sydney'de çoğalmalarını sağlamaktı. Ancak böcek çifti iki hafta içinde Sydney'de öldü.

Diğer çifte ise bilimadaları 'Adem' ve 'Havva' adını verdi. Melbourn Hayvanat Bahçesine götürüldüler. Nüfusları 2008'de 11 bini geçti. Ve o gün gelip çattı. Yani soyu kurtarılan hayvanları yeniden doğal yaşama bırakma günü.

Howe Island'a İngiliz farelerin torunları hala yaşamaya devam ediyor. Bilim adamları tarihin tekerrür etmesinden korkuyordu. Önce adada fare temizliği yapıldı. Ancak daha büyük bir sorunla karşılaşıldı. Adada insanlar, el kadar büyük böceklerle aynı adada yaşamak istemiyordu. Bunun üzerine Melbourne Müzesi, böcekleri ada halkına sevdirecek, ''Böyle el kadar siyah göründüklerine bakmayın. Süper şirin ve zarasız şeyler'' kampanyası başlattı. En ilgi göreni ise bir kara böceğin yumurtadan çıkışını gösteren muhteşem videoydu.